GÜBRELEME NİÇİN,NASIL, NE ZAMAN YAPILIR;

Cevizin en fazla ihtiyaç duyduğu macro elementler,azot ve potasyumdur.Dikimden önce yalnız fosfat ve potasyumlu gübre uygulanır.azotlu gübreleme yapılmaz.Dikim öncesi, ilk yıl kök gelişimini güçlendirmek için açılan fidan çukurlarının en dibine 250 gr tıriple süper fosfat ve 250 gr potasyum sülfat birlikte atılır.4-5 kürek toprak atılarak karıştırılır.Yeni dikilen bahçelerde hem dokuyu sertleştirme açısından hem meyve gözü yaptırma açısından hem de tacı geliştirme açısından dengeli bir gübreleme yapmanın çok önemi vardır.Eğer düzenli ve dengeli bir gübreleme yapılmazsa ayrım periyodu zamanında fidanın gelişimi ve meyve dökümünde ciddi dengesizlikler oluşur.
Ayrım periyodu nedir?ağaçlar uyanma zamanından sonra ki süreç de haziran,temmuz ve ağustos ayında gelişimine devam ederken bir sonraki sene için de ne yapacağına karar verir.yani bu gözler,meyve gözümü,yaprakmı, dalmı olucak.işte burada üreticinin yapması gereken,fosforla,borla,çinkoyla,organik gübrelerle,potasyumla toprağı desteklemektir. tedarikci firma tarafından sizlere verilecek sulama ve gübreleme programıyla bahçe uygulamasını devam ettireceksiniz ki ağaçlar zamanında meyveye yatsın zamanında kendisine gerektiği kadar dal ve yaprak oluştursun.
Yine gübreleme ölçümüz,dikimi takip eden yıllarda ağacın her yaşı için 100 gr olmak kaydıyla amonyum sülfat ve amonyum nitratı düzenli bir şekilde uygulamamızdır.gübre atıldıktan sonra mutlaka fidan etrafı çapalanmalıdır.
Gübrelerden en iyi şekilde yararlanmak için onların toprağa uygulanma zamanına ve şekline çok dikkat edilmesi gereklidir. Uygulanacak gübrenin sadece çeşidini ve miktarını bilmek yeterli değildir.Gübreleme zamanının seçiminde önemli olan bitkinin ihtiyacı olduğu zaman ona gerekli ortamı ve besin maddesini sağlamaktır. Bu nedenle bazı bölgelerde yetiştirilen belli bitkiler için verilmesi gereken gübre miktarı bir defada verilirken bazı bölgelerde bölünerek birkaç defada verilebilmektedir.Gübrenin çok erken veya çok geç verilmesi halinde gübreden beklenen yarar büyük oranda azalmaktadır.
Gübrelerin uygulama şekli ve zamanları bitkilerin besin maddesinden yararlanmaları açısından önemlidir. Ticaret gübreleri ile organik artık uygulamalarının toprağa verilme şekilleri ve uygulama zamanları ile ilgili bir genelleme yapmak mümkün değildir. Ancak gübrelemeden elde edilmek istenen faydanın sağlanabilmesi için bu materyalleri toprağa en uygun zamanda ve doğru şekilde uygulamak gerekmektedir. Bu nedenle uygulanmak istenen gübre materyali çok iyi bilinmeli, uygulanma zamanı ve metodu o gübrenin cinsine göre belirlenmelidir. Toprağa uygulanan besin maddelerinin toprakta uzun zaman alınabilir yapıda kalamayacakları bilinmelidir.
GÜBRELERİN UYGULAMA YÖNTEMLERİ
Gübrelerden en iyi şekilde yararlanmak için uygulama zamanı kadar uygulama yöntemi de çok önemlidir. Gübreleme yöntemleri yüzeye serpme, banda(sıraya) uygulama, yapraktan uygulama ve sulama ile birlikte uygulama olarak sıralanabilir.
YÜZEYE SERPME
Gübrenin elle veya gübre dağıtıcı aletlerle toprak yüzeyine serpilerek uygulanmasıdır. özellikle azotlu gübreler yüzeye serpilerek uygulanmaktadır. Ekimden önce olduğu gibi ekimden sonra veya bitki geliştikten sonra da uygulanabilmektedir. Sık ekimi yapılan bitkilere kolay gübreleme sağladığından tercih edilmektedir. Çok geniş arazilerin kısa sürede ve pratik şekilde gübrelenmesinde kullanılır. Bu şekilde gübrenin uygulanması hem zaman hem de işçilikten tasarruf sağlamaktadır.
BANDA UYGULAMA
Gübreler ekimden önce tohum veya fidenin 3-5 cm altına veya yanına, elle veya makinalarla uygulanır. Tahılların ve diğer tarla bitkilerinin mibzerle ekiminde tohumla birlikte gübre tohum yakınına verilmiş olur. Fosfor ve çinko gibi toprakta kolayca yarayışsız forma geçen elementler için banda uygulama en uygun yöntemdir. Köke en yakın bölgeye verildiğinden bitki kolayca alabilmektedir. Sıraya ekilen bitkilerde gübrelerin banda uygulaması önerilmektedir. Toprak yüzeyine göre alt kısmı daha nemli olacağından gübrenin yarayışlılığı artmaktadır. Gübre fiyatının yüksek olduğu ve daha az gübre kullanma zorunluluğu olduğunda banda uygulama en uygun yöntemdir.
Meyve ağaçlarında banda uygulama taç izdüşümüne uygulama şeklinde yapılmaktadır. özellikle fosfor, potasyum ve mikro element gübrelerinin taç izdüşümüne, 15-20 cm açılan derinliğe uygulanması ve uygulandıktan sonra üzerinin toprakla kapatılması gereklidir.
Fosforlu ve gerekiyorsa potasyumlu gübre erken ilkbaharda ağaç tacının altına (iz düşüme) açılacak 15-20 cm genişlik ve 15-20 derinlikte daire şeklindeki hendeğe, verilerek üzeri toprakla doldurulur. toprak işlemenin traktörle yapılabileceği hallerde, gübreler ağaç sıralarına paralel geçen 15-20 cm derinlikte açılan hendeklere verilebilir. 1 numaralı sıralar birinci yıl, 2 numaralı sıralar ikinci yıl gübrelenir.


KAOLİN UYGULAMASI NİÇİN VE NE ZAMAN YAPILIR;

Haziran ayı başında tüm yetişmiş ceviz ağaçlarına uygulanması gerekir.Hem güneş yanıklığına( İç Kararmasına), antraknoza, bakteriyel yanıklığa, hem de kuş zararına karşı ciddi manada etkilidir. Yani hastalık ve zararlıları da baskı altına almaktadır.
NOT: Fidanda aşırı güneş yanıklığı, donma ve kuruma belirtileri, aşı yerinde tırnak kalıntısı ve aşırı şişkinlikler, tüplü fidan dışındakilerde gözler sürmüş olmamalıdır.
Tüplü meyve fidanlarında fidanın yeterince köklenmiş ve aşılı ise aşı sürgününün sağlıklı en az 30 cm olması zorunludur. Zeytin fidanı hariç aşılı yumuşak ve sert çekirdekli meyve fidanlarında fidanın çapı aşı yerinin 5 cm yukarısından, fidan boyu kök boğazından itibaren en üstteki dalın ucuna kadar olan yükseklik olarak ölçülür. Sertifikalandırma için aşılı fidanlarda çap, en az 10 mm, boy ise en az 80 cm olmalıdır. Zeytin ve aşısız fidanlarda çap en az 5 mm, boy ise yeterince gelişmiş olmalıdır.
Aşı kalemi ve çelik kurumamış, sertifikasyona tabi zararlı organizma içermiyor olmalıdır.
Ana kök, yan kökler ve saçak kökler yeterince gelişmiş, sağlıklı ve canlı, aşı yeri iyi kaynamış ve toprak seviyesinden türe bağlı olarak uygun yükseklikte aşılanmış olmalıdır.


MEYVECİLİKTE ANAÇ KULLANMANIN ÖNEMİ

Meyvecilikte anaç kullanmayı gerekli kılan sebeplerden en önemlileri şunlardır;
1. Meyve ağaçlarının uygun olmayan ekolojik şartlarda yetiştirilmek istenmesi
Buna en güzel örnek, nematodla bulaşık topraklarda şeftali yetiştiriciliğinin Nemaquard adı verilen ve nematoda dayanıklı olan şeftali anacı ile başarıyla yapılmasıdır.
2. Ağaçlarda gelişmenin kontrol altına alınması
Küçük taçlı ağaçlar elde edilmesi amacına yönelik olarak bodurlaştırıcı anaçlar kullanılmaktadır. Bodurlaştırıcı anaçlar aynı zamanda gençlik kısırlığı döneminin azaltılmasında da olumlu etki yapmaktadır. Bazı bodurlaştırıcı anaçlar, üzerine aşılı çeşidin ilk yıllarda verime yatmasını sağlamaktadır. Ayrıca anaçlar üzerine aşılı ağaçların şekli, ömrü, verimi, meyve iriliği, meyve rengi, meyvenin olgunlaşma süresi, meyve tutumu, çiçek tomurcuğu teşekkülü, hatta budama ve terbiye sistemi üzerine etki ederek yetiştiricilikte önemli imkanlar sağlamaktadır.
3. Gençlik kısırlığı döneminin azaltılması,
4. Meyve kalitesinin yükseltilmesi,
5. Hastalık ve zararlıların olumsuz etkilerini yok etmek.
Çeşit Seçiminde Dikkat edilecek Hususlar
Ticari amaçlı ceviz bahçesi kurarken behçe yerinin seçimi kadar,belki ondan da ceviz çeşididnin seçimidir.Bahçe yerinin seçminde ne kadar titiz davranılırsa davranılsın elde edilecek ürünün kalitesi ve miktarı çeşide bağlıdır.Eğer seçtiğimiz çeşidimiz iyi kalitede bol meyve vermiyorsa,yanlış çeşit seçiminden ileri gelen zararımız yıldan yıla artarak devam edecektir.Bu zarar, cevizin asırları aşan uzun ömrü boyunca milyon liraları bulacaktır.Yanlış çeşit seçiminin ilerde getireceği zararı önlemek amacıyla aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir;
- Meyve kalitesi ve verimlilik yönünden dikkat edilecek hususlar....
-Döllenme biyolojisi yönünden dikkat edilecek hususlar...
-İlk bahar ve Sonbahar donları yönünden dikkat edilecek hususlar...
-Üşüme ihtiyacı yönünden dikkat edilecek hususlar..
-Hastalık ve zararlılara mukavemet yönünden dikkat edilecek hususlar...
-Hasat ve Pazarlama yönünden dikkat edilecek hususlar..
Ceviz bahçesi kurarken yetiştiriciliğini yapacağımız ceviz çeşitlerinin meyve kalitesi yönünden iyi özelliklere sahip olmasına dikkat etmemiz gerekir.Çeşidimizin meyve ağırlığı 10 gr'dan,iç ağırlığı ise 5 gr'dan az olmamalıdır.
Çeşidimizin iç oranı %50 fazla olmamalıdır.
Meyve iç rengi sarı olmalıdır.
Bahçemizi en azından iki veya daha fazla çeşitle kurmalıyız.
Cevizlerdeki dikogami eğilimi(dişi çiçeklerle erkek çiçeklerin ayrı zamanlarda açmaları ve olgunlaşmaları) nedeniyle döllenmede aksaklıklar ortaya çıkacak dolayısıyla verim düşecek ve beklenen fayda sağlanmayacaktır. Bu bakımdan ceviz bahçesi kurarken birbirini dölleyecek şekilde iyi bir çeşit karışımının yapılması gerekir.
Tozlanıcı çeşidin oranı genellikle %10 düzeyinde olmalıdır. Fakat tozlaşıcı çeşit ana çeşit kadar değerliyse bu oran %50'ye kadar çıkarılabilir. Tozlaşıcı oranı dikkatli seçilmelidir.
Ceviz bahçesinde fazla miktardaki çiçek tozu bazı çeşitlerde dişi çiçek dökümlerine neden olabilir ve verimi %75'e kadar azaltabilir.


CEVİZ BAHÇESİNDE SULAMA GÜBRELEME YAPILMALIMIDIR;

Kerestesi için yapılan ceviz yetiştiriciliğinde sulama en son başvurulacak bir uygulamadır. Çünkü bu tür yetiştiricilik de sulama yüzeysel köklenmeyi teşvik eder. Bu da daha sonraki sulamaları gerekli kılar. Böyle bir problemden sakınmak için dikim mevsiminde fidan dikimini erken yapmak gerekir.
Meyvesi için yapılan ceviz yetiştiriciliğinde 2-3-4 yaşlı fidanlar kullanıldığında sulama faydalıdır ve yeterli gelişme sağlayabilmek için başlangıç yıllarında sulamaya sık ihtiyaç duyulur. Cevizler özellikle Azot - Fosfor - Potasyuma fazlaca ihtiyaç duyan bir meyve türüdür. Gübrelemenin uygulama zamanı önemlidir. İdeal erken yaz dır.Geç uygulama (AĞUSTOS'TAN)sonra yıllık sürgünlerde pişkinleşme problemine neden olacaktır.Meyvesi için yetiştirilen ceviz ağaçları ,orman ağaçlarına göre besin maddelerine fazlaca ihtiyaç duyarlar. Yapraklardaki renksizleşme genellikle besin maddesi eksikliğini işaret eder.
Yeni dikilmiş ceviz fidanlarına uygulanacak olan MALÇ lama ,sulama ve gübreleme ihtiyacını azaltır.Bunun için MALÇ lama yapılması tavsiye edilir.


DURGUN VE SÜRGÜN GÖZ AŞISI ARASINDAKİ FARK NEDİR

Durgun aşılar yaz gelişme dönemi içinde,ülkemiz şartlarında genellikle Temmuzun başında iklim şartları elverdiği sürece Eylül (kimi bölgelerde Ekim) sonlarına kadar yapılabilir.Bu aşılar yapıldıkları dönemde tutarlar ,fakat sürgün vermek için bir sonraki ilkbahar gelişme dönemini beklerler.Esasen bunların yapıldığı dönemde sürgün vermesi istenmez.Eğer aşılar yapıldıkları dönem sürgün verirlerse ,bu sürgünlerin kışa kadar yeterli ölçüde odunlaşıp sertleşmeyecekleri için kış donlarından zarar görürler.Bu bakımdan özellikle kalem aşılarında ,gözlerin sürme ihtimaline karşın durgun aşıların yaz gelişme döneminde mümkün olduğu kadar geç yapılması tavsiye edilir.
Bu arada aşının yapılma zamanının da kaçırılmaması gerekir.Unutmamak gerekir ki cevizlerde aşılar kaynamak için oldukça yüksek sıcaklık (25-27 derece)isterler.
Sürgün aşılar esas olarak dinlenme döneminde (iç mekan) yapılırlar.
Arazi şartlarında sürgün aşıların yapıldığı dönem ilkbahar gelişme döneminden hemen önce ,dinlenme döneminin sonuna rastlayan zaman dilimidir.
Bu aşılar gelişme mevsimi başlamadan yapıldıkları için ,ilk bahar gelişme döneminde sürgün verirler ve bu sürgünlerini kışa kadar olgunlaştırırlar.
Sürgün aşılar yapıldıkları yılın sonunda fidan haline gelirler.
Sürgün ve durgun aşılar arasındaki asıl fark yapılma zamanlarının farklı oluşu değil,aşıda kullanılan parçaların farklı oluşudur.
Nitekim sürgün aşıda bir önceki yılın gelişme dönemi sürgünlerinden alınan parçalar ( göz sveya kalem) kullanıldığı halde; durgun aşıda kullanılan parçalar (göz veya kalem) yapıldığı dönemin yani aynı gelişme döneminin sürgünlerinden alınır.
Bir önceki dönemin sürgünlerinden alınan parça( göz veya kalem)kış dinlenme ihtiyacını giderdiği için ,ilk baharda sürecektir.Eğer bir önceki yılın gelişme döneminde alınan bu parça yaz gelişme döneminde aşılanacak olursa ,kış dinlenme ihtiyacını giderdiği için yine sürecektir.Fakat bu sürgün kışa kadar olgunlaşmayacak ve kış donlarından zarar görecektir.
Durgun aşıda yaz gelişme dönemi içinde alınan sürgünler üşüme ihtiyaçlarını giderecek olan bir kış dönemi geçirmedikleri için ,normal şartlarda sürmezler veya sürseler bile oluşan sürgünün gelişimi sağlıklı olmaz.Zaten bu sürgün arkadan gelecek kışa kadar olgunlaşamayacağı için kış donlarından zarar görür.
Bu bakımdan sürgün aşılar dinlenme dönemi içinde mümkün olduğu kadar erken ,durgun aşılar gelişme dönemi içinde mümkün olduğunca geç dönemde yapılmalıdır.
Sürgün aşılarda kullanılan (göz veya kalem) dinlenme dönemi içinde alınmalı ve aşıda kullanılıncaya kadar (soğuk ve nemli) saklanmalıdır.
Sürgün aşıda kullanılacak parçalar,az miktarda yapılacak aşılar için nemli gazete kağıdına sarılı olarak buzdolabının ebzeliğinde saklanmalıdır.
Durgun ve sürgün aşı arasındaki bir başka önemli fark ise ,sürgün aşıların odun ve kabuk altı aşısı; durgun aşıların ise genellikle kabuk altı aşısı olmasıdır.
Durgun olarak genelde göz ile çoban aşısı kullanılır.
Sürgün olarak yarma aşı,kakma aşı, dilcili ve dilcik siz aşılar kullanılır.


AŞI KALEMİNDE HANGİ ÖZELLİKLER ARANIR

Cevizlerin aşılanmasında kullanılacak kalem,aşının başarısı üzerine son derece etkilidir.
Her türlü aşı alet ve malzemelerin var olmasına,iyi aşılama tekniğinin uygulanmasına ve aşılama işinde oldukça becerikli olunmasına rağmen, kullanılan kalem arzulanan şekilde değilse başarılı sonuç alınmaz.
Herhangi bir aşı uygulamasında kullanılacak olan kalemlerin seçimin,büyümesini arzuladığımız gözlerin ve tomurcukların seçimi olduğunu unutmamalıyız.
Başarıyla yapılmış aşı sonucu elde edilecek fidanın değeri düşünülünce ,başarılı bir aşıda önemli derecede etkili olan aşı kaleminin seçilmesinde gösterilecek titizliğe değecektir.
Kalem yapılacak sürgünlerin kesilme zamanı ,bilhassa sıcaklık göz önünde tutulmak kaydıyla ,mevsim şartlarına bağlıdır.Sürgünler kesilme anından 48 saat öncesine kadar don olayı olmadığı hallerde ,genellikle Ocak-Mart döneminde kesilmelidirler. Bu dönemde kesilen sürgünlerin tomurcukları henüz şişmeye başlamamış olup ,tam dinlenmededirler.Kesim zamanının tayininde ,kesilecek sürgünlerin depolanma şartları dikkate alınmalıdır.
Depo şartları +1 ve +4 derece arasında muhafaza imkanı veriyorsa ;sürgünler kışın havaların müsait olduğu herhangi bir zamanda kesilebilirler.
Depo şartları istenilen özellik de değilse ;kalem yapılacak sürgünlerin kesimi mümkün olduğu kadar geciktirilmelidir.
Her ne olursa olsun sürgünlerin kesimi mutlaka tomurcukların kabarmaya başlamasından önce yapılmalıdır.
En iyi kalem önceki yılın kuvvetli büyüyen sürgünlerinden yapılabilir.Bu sürgünlerin en iyi kalem yapılacak kısımları ise alt kısımlarıdır.Kalem yapmak için kesilen sürgünlerin uç kısımları ( ince uç) kullanılmamalıdır. Uç kısımların odunu iyi pişkinleşemediği için ,özleri yumuşaktır. Olgun olmayan yumuşak özlü odun ,tomurcuklara yakın kısımlarda zayıflama veya büzülme (küçülme )gösterirler.
Kalem yapmak için yeterli miktarda kuvvetli gelişen sürgün bulunamıyorsa ,bu durumda diğer sürgünlerden de kalem yapma yoluna gidilebilir.


SOĞUKTAN KORUMAK İÇİN CEVİZ DİKİLMEYECEK YERLER


Sarp yamaçlara bitişik olan dar vadilere ceviz dikilmemelidir. Çünkü böyle vadiler soğuk havanın birikmesine neden olacağı için ilk baharın geç gelen soğuklarında ceviz ağaçlarımızın yeni sürgünleri zarar görebilir. Diğer taraftan böyle dar vadilerde hem ceviz meyvelerinin olgunlaşması gecikecek, hem de kışa kadar dalların odunlaşması yeterli seviyede olmayacaktır. Bu da ertesi ilk baharda meyve verecek sürgünlerin oluşmasını doğrudan doğruya olumsuz yönde etkileyecektir.
Soğuk çukuru oluşturacak alanlar ve çevreye göre daha çukur alanlar ceviz bahçesi olarak seçilmemelidir. Bu çukur alanlar soğuk havanın birikmesine dolayısıyla cevizin sürgün ve meyve gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir. Ceviz ağacı dikeceğimiz zaman hava akımının iyi olduğu, fakat rüzgarlı olmayan yerleri seçmeliyiz. Rüzgardan korumak için rüzgar kıranlar oluşturmak kaydıyla dikim yapılabilir.

HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE


Hastalık ve zararlılarla mücadele yönünden ceviz birçok meyve ve bitkiye göre daha az uğraş isteyen bir ağaç olmasına rağmen, onunda yüzlerce zararlısı ve onlarca hastalığı mevcuttur.
Biz burada periyodik genel bir korumadan ve en çok rastlanan birkaç hastalık ve zararlıdan bahsedeceğiz.
Özellikle kapama ceviz bahçesi kuranların mutlaka bitki korumacı bir ziraat mühendisi ile irtibat halinde olmaları gerekmektedir.Yıl boyu belli periyotlarla (ayda bir iki kez) bahçeler kontrol edilmeli, dal yaprak ve meyveler ciddi bir gözlem altına alınmalı, en ufak bir olumsuz gelişmenin sebebi derhal araştırılmalı, bulunmalı ve gereği yapılmalıdır.
İnsan sağlığında olduğu gibi bitkilerde de erken teşhis hayati önem arzetmektedir. Çünkü bitkilerdeki tüm zararlılar ve çoğu hastalıklar bulaşıcıdır. Bahçelerde temizlik çok önemlidir. Yılda birkaç kez çapalama ve ağaç altı sürümleriyle hem bahçemizin temizliğini hemde toprağımızın havalanmasını sağlamış oluruz. Bahçemizde özelliklede ağaç alt ve kenarlarında hiçbir zaman dal yaprak artıkları ot vb birikintilere asla müsade etmemeliyiz. Bunlar bahçe dışına çıkarmalı, yakılarak veya derin gömülerek imha edilmelidir.
Zirai mücadele denildiğinde hemen akla kimyasal mücadele gelsede aslında en son başvurulması gereken mücadele şeklidir. Aslında zirai mücadeleyi öncelik sırasıyla üç ana başlıkta ele alabiliriz
Fiziksel mücadele
Biyolojik mücadele
Kimyasal mücadele

Fiziksel mücadele
Fiziksel mücadele çevre açısından uygun bir mücadele çeşididir. İsminden de anlaşılacağı üzere genellikle zararlıların bitkilerden uzaklaştırılması da denilebilir. Her türlü tuzak, kapan, korkuluk, ses cihazları, engel, örtü vb alet ve araçlardan da istifade ederek zararlıların engellenmesi, uzaklaştırılması, yakalanması ve imha edilmesi zirai mücadelede fiziksel mücadeleyi oluşturmaktadır.
Biyolojik mücadele
Zararlı bir canlıyla mücadelede başka bir canlının kullanılması diye de özetleyebileceğimiz bir zirai mücadele yöntemidir. Bu yöntem de bilinçli ve kontrollü yapılmalı doğal denge gözetilmelidir. Şunu unutmamalıyız bir şey için zararlı olan canlı bir başka şey için olmazsa olmaz hayati önemde olabilir.
Ceviz bahçelerinde karga, kuş ve özellikle sincapla mücadelenin bazan ne kadar gerekli ve zor olduğunu birçoğumuz bilmekteyiz. Sincapla mücadelede yılan şahin ve baykuştan istifade etmeyi biyolojik mücadeleye bizi ilgilendiren basit bir örnek olarak gösterebiliriz.
Kimyasal mücadele
Zehirli kimyasal bileşimlerle hastalıklarla mücadele etmeye ve zararlıları öldürmeye de kimyasal mücadele diyebiliriz. Kimyasal mücadele en etkili mücadele yöntemi olmanın yanısıra çevre ve insan sağlığı açısından da en sakıncalı mücadele metodudur. Bu sakıncalarından dolayı kimyasal mücadelede çok bilinçli ve dikkatli olunmalıdır. Kimyasal mücadele yaparken ilaçlamayı yapan kişinin mutlaka maske kullanması, ilaçlamaları rüzgarsız ve yağmursuz bir havada yapması gerekmektedir. Yaz ilaçlamalarında güneşin etkili olduğu saatlerde ilaçlamaya ara verilmesi gerektiği unutulmamalı.
Cevizde hastalık ve zararlılarla mücadelede herhangi bir belirti görmeyi beklemeksizin koruma amaçlı yapılması gereken bir uygulamayı tavsiye etmek istiyoruz.
Bordo bulamacı
a) Ağaçlar yaprak döktükten sonra:
Ağaçlar yaprak döktükten sonra tüm gövde ve dallar BORDO BULAMACI eriyiğiyle yıkanmalıdır. Bordo bulamacını göztaşı (bakır sülfat) ve kireçten (kalsiyum hidroksit) kendimiz hazırlayabiliriz. Bu karışımı zirai ilaç bayilerinden hazır satın alabilmemizde mümkündür.
Ülkemizde bordo bulamacı uygulamasında miktarı bölge ve iklime göre ikiye ayırabiliriz; ılıman kıyı iklimlerinde %2 lik, soğuk ve karasal iklimlerde %1 lik bordo bulamacı uygulanmalıdır.
b) Ağaçlar yapraklanmadan önce:
İlkbaharda ceviz ağaçlarımız yapraklanmaya başlamadan 10-15 gün önce de yukarıdaki şekil ve ölçülerde bordo bulamacı uygulaması yapılmalıdır.

CEVİZ ANTRAKNOZU HASTALIĞI (Gnomonia leptostyla)


Bu hastalık ceviz ağacının yapraklarında taze sürgünlerinde yaprak saplarında ve meyvelerinde çok belirgin olarak görülür. Yapraklarda az miktarda başlayan bu hastalık zamanla taze sürgünlerde ve hatta meyvelerde ciddi zararlara yol açar. Meyvelerin içine işleyen hastalık meyve kalitesini bozduğu gibi cevizleri çürütür. Daha sert kabuktaki lekeler bile hasattan sonra cevizlerin çabuk çürümesine yol açar. Ayrıca bu hastalık bir sonraki yılki meyve verimliliğini de olumsuz etkiler.
Yapraklarda kahverengi lekeler halinde başlayan bu hastalık zamanla lekelerin büyüme ve birleşmeleriyle yaprakların tamamını kaplayıp onların işlevini yapamaz olmasına ve dökülmelerine yol açar. Meyvelerde de belirti aynıdır. Yeşil kabuk üzerinde aynı şekilde kahverengi lekelerle başlar, yayılarak ve lekeler birleşerek tüm meyveyi kaplar. Ceviz antraknozu ile mücadele de sonbaharda budama artıkları ve yaprakların bahçe dışına çıkarılıp imha edilmesi, budamada hastalık bulaşmış dalların kesilmesi ve bordo bulamacı uygulamaları hayati önem taşımaktadır. Ayrıca tomurcuklar yeni yaprağa dönüşürken, yapraklar yarı büyüklüğüne ulaştığında ve meyveler bir santim çapa ulaştığında üç kez uygun bir ilaçla uygun dozda ilaçlanmalıdır.
Ağaç sarıkurdu (Zeuzera pyrina)
Ergin döneminde lacivert noktalı kanatlı beyaz masum görünüşlü bir kelebek olan bu zararlı larva dönemini ağaç gövde dal ve sürgünleri içinde açtıkları deliklerde geçirir ve buralarda beslenirler. Larvanın kafası siyah sert vücudu açık pembe renkli yumuşak, birkaç santim boyunda bir tırtıl gibidir.
Bu zararlıda genç fidan ve ağaçlarda ciddi zararlara yol açmaktadır. Bir tane larvanın bir ağacı öldürebilecek güçte olduğu unutulmamalıdır. Ciddi ve etkin mücadele yapılmazsa bahçeleri kurutabilir.
Ağaç dal ve gövdelerinde oluşan akıntılardan ve atıkalrdan bunları tespit etmek kolaydır. Larvaların yuvalandığı galerilerin giriş delikleri tespit edildiğinde ince çelik bir teli delikten içeri defalarca sokarak larvanın ölmesini sağlamalı. Daha sonra bu delikler aşı macunuyla kapatılmalıdır.
Ağaç ve bahçelerdeki zararlının tespiti sonbahardan yapılıp fiziksel mücadele ile elden geldiğince larva öldürülmelidir. Eğer larvalar ciddi bir sayıya ulaşmışsa ilkbaharda başlayarak belli periyotlarla sonbahara kadar tüm bahçe ilaçlanmalıdır.